SOSYAL YAŞAM

Anadolu'da Türkmen yerleşimi ile birlikte ilçede yerleşim başlamıştır. Yörede coğrafi yer adları bakıldığın da , Oğuz Boylarının isimlerine sıkça rastlanmaktadır. Kızık, Yuva ,Peçenek, Kınık, Türkmen Yurdu ve benzeri kelimeler yer adı olarak sıkça kullanılmıştır. İlgi çekici diğer bir özellik Kıbrıscık ve köylerinde çok dar alanlar içinde yüzlerce isim kullanılmasıdır. Bu yer isimleri Türkmenlerle ilgilidir. İlçenin bir diğer yerleşim özelliği de Aşağı Divan ve Yukarı Divan olarak ikiye ayrılmasıdır. Divan, Türk geleneklerine göre yönetim, birlik ve düzenin,davul,zurna,kös ve tuğlarla oluşturulduğu merkeze verilen isimdir. Aşağı Divan, Alanhimetler, Kuzca, Balı, Borucak, Dokumacılar,Geriş, Taşlık,Kızık-Sarıkaya köylerinden oluşan bölümü kapsamaktadır. Yukarı Divan Yazıca,
Köseler,Alemdar,Deveören,Karacaören,Kızılcaören,Nadas,Karadoğan,Bölücekkaya köylerinin bulunduğu bölümden oluşmaktadır.Karaköy, Kılkara,Çökeler,Belen köylerinin bulunduğu alana ise Aşağı Sal adı verilmektedir.
İlçenin sosyal yaşamı,gelenek ve görenekleri ile kültür hayatı Türkmen kültürü etrafında şekillenmiştir. İç Anadolu'da Afyon-Konya, Eskişehir-Ankara ile Köroğlu yaylaları arasında devam eden küçük baş hayvancılığa bağlı göç hareketleri zengin bir Türkmen kültürünün oluşmasına neden olmuştur. Osmanlı - Rus savaşları döneminde Kırım'dan gelen Kırgızların bu kültüre katkıları ile kültür zenginliği daha da artmıştır.
Cumhuriyetin ilk yıllarında nüfus ve ekonomisi ile Kıbrıscık Yazıca köyü Bolu'nun en büyük köylerinden biridir. Osmanlı döneminde yaşam hayvancılığa bağlı olarak şekillenmiştir. Yöre insanı yün ve tiftikte kendi kullandığı giysi ve eşyaları kendisi üretmiş bu nedenle dokumacılık gelişmiştir. Her evde bez, kilim, halı dokuma tezgahları oluşmuştur. Bu dokumalarda büyük bir Türkmen motif zenginliğine rastlanmaktadır. Tek şiş ve beş şiş tekniği ile değişik motiflerde el örgüleri yapılmıştır. Dokunan bezler üzerine yapılan el işlemeleri ile çok güzel işler ortaya çıkmıştır. Bu dönemde Kıbrıscık'ta kış şartlarının çok ağır geçmesi Kıbrıscık insanının 6 aylık bir dönemde hayvanlarını İç Anadolu'da yaşatma zorunluluğu getirmiştir. Kış aylarını bu bölgede geçirdikleri için Kıbrıscık'lılara Kışlak adı verilmiştir.
Kıbrıscık insanın düğün ve eğlence toplantılarında oluşturduğu oyunlar bugün bile izleyenlere büyük zevk vermektedir. Düğünler 5 gün gibi uzun zamana yayılmış, bayram ve özel günlerde Karakucak güreşleri düzenlenmiştir. Yaz aylarında Köroğlu dağları üzerinde yaylacılık gelenek halini almıştır. Bu bölgelerde her köye ait yayla bulunmaktadır.
Yörede köy ve yayla evlerinde ahşap mimari kullanılmış ve geliştirilmiştir.
Dar alanlarda eskiden karasapanla yapılan tarım bugün traktörle yapılmaktadır. Hasat toplama (biçim) eskiden orakla yapılırken bugün tırpan ve biçer kullanılmaktadır. 1960'lı yılların sonuna doğru orman işlerine dayalı olarak ekonomi şeklenmiş köylerde orman kooperatifleri kurulmuş, nakliyecilik gelişmiş kamyon sayısı artmıştır.

Roma-Bizans ve Osmanlı dönemlerinde ilçe eğitim merkezi durumundadır. Sırasıyla kilise ve manastırların yerine medreseler almıştır.Osmanlı döneminde ilçe çevresin de bulunan (Garip, Cuma deresi, Sayarcık ve Çukur) medreselerinde eğitim öğretim devam etmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında açılan okullarda eğitim desteklenmiş 1928 yılında Harf İnkılabı ile beraber Millet Mektepleri açılmıştır. Büyük bir katılım sağlanarak ilçede yeni Türk alfabesi ile okuma yazmaya geçilmiştir. Bugün 45 yaş altı nüfusun %99,98 'i okur yazardır. Bunların büyük bir bölümü yüksek öğrenimlerini tamamlamıştır.
İlçede çeşitli dönemlerde büyük göçler yaşanmıştır. 1950'lerde Haymana -Polatlı bölgelerinde toprak dağıtımının gerçekleşmesi ile bu bölgeye büyük göçler olmuştur. Polatlı civarında göçler yoğunlaşmıştır. Polatlı'nın Yaralı ve Aldan köyleri tamamen Kıbrıscık'lılardan oluşmaktadır. Bu göçler tarımsal amaçlıdır. İkinci büyük göç hareketi 1970-1980 yılları arsında İstanbul Pendik, Bolu merkez, İzmir'e olmuştur. Bu göçün sebebi ise kent imkanlarından yararlanmak, sanayi bölgelerinde iş bulmak, eğitim olanaklarını iyileştirme amacı taşımaktadır. Bu amaçlara yönelik göç günümüzde de devam etmektedir.
Kaybedilen nüfusa rağmen birlik beraberlik bozulmamıştır, toplum hayatı gelenek ve göreneklerin etkisindedir. Gelenek ve göreneklerin dışında hareket eden kişiler toplumum tarafından ayıplanır ve kınanır. Köylerde küçük çapta anlaşmazlıklar köyün ileri gelenleri tarafından çözüme bağlanmaya çalışılır. Bu nedenle ilçede adli olaylar oldukça azdır. Köylüler arasında dayanışma ve yardımlaşma gelenek ve göreneklere bağlı olarak yürütülür. İmece çalışmaları ile köy işleri yürür. Misafire ve misafirliğe büyük değer verilir. Geçmişte uzun kış gecelerin de misafirliğin yanı sıra toplantılar düzenlenir. Böyle günlerde oyunlar oynanır, mani ve türküler söylenir, çeşitli masallar anlatılır, yatsılık denilen yemekler hazırlanır ve eğlence içinde yenirdi. Televizyonun evlere girmesi ile birlikte bu gelenekler değişmiştir.


 
 
Milli Eğitim Bakanlığı Web Adresi: www.meb.gov.tr
Site için uygun olan çözünürlük 1024 x 768 pikseldir.