KÖROĞLU

...............................................................Köroğlu Destanı

Destanın bilinen iki rivayeti olup, bunlardan biri İstanbul, diğeri Azeri Kökenlidir. Orta Asya'da anlatılanlar Azeri rivayetine uydurulmuştur. "Köroğlu'nun Bolu yöresinde faaliyetleri hakkında sekiz resmi belgeye rastlanmıştır. Bu belgelerden en eskisi 1580, en yenisi 1585 tarihlidir. Köroğlu'nun Bolu sancağı ve komşu yörelerde faaliyetleri anlatılmaktadır. Bolu Bey'i ile Gerede Kadısı'na devlet merkezinden yazılan 1580 tarihli ilk belgede, Bolu Sancağı'nın Gerede kazasına bağlı Sayuk Köyü'nden Köroğlu adıyla tanınmış kimsenin evler bastığı, iki adamı yaraladığı, yörede yaşayanların aciz kaldıkları bildiriliyor. 9 Haziran 1581 tarihli Anadolu Beylerbeyi'ne yazılan diğer bir hükm-i şerif ise Köroğlu'nun KIBRUS (Kıbrıscık) kazasından Çakaloğlu Kara Mustafa ile birleşip celali oldukları ve yörede yağma ve tahriplerde bulundukları anlatıldığı gibi, aynı yıla ait diğer bir belgede adının Ruşen olduğu bildiriliyor. Bu vesikalarda kastedilen Köroğlu Ruşen'in destan kahramanımızdan başkası olamayacağı tam bir kesinlik kazanıyor. Köroğlu ve arkadaşı Kıbrıscık'lı Çakaloğlu Kara Mustafa'nın birlikte başlarına topladıkları 20-25 kişi ile kuzeyde Amasra, güneyde Beypazarı, doğuda Ayaş olmak üzere faaliyet sahalarını genişlettikleri anlaşılıyor.Yörede anlatılan diğer bir rivayete göre de Ruşen Ali ve Çakaloğlu Kara Mustafa’nın Ayaş Amasra arasında kervan yollarının güvenliğini sağlamakla görevli oldukları ve Kervanların güvenliği için kervanlardan aldıkları yol bacı yüzünden Bolu Beyi ile arasının açıldığı belirtiliyor.Faaliyetlerini de Kıbrıscık’ta Çamlıbel’den yönlendirdiği anlatılıyor. Bolu Beylerinin tavrı nedeniyle Osmanlı yönetimi ile arası açılan Köroğlu bu faaliyetlerini daha fazla sürdürmeyerek 1585 yılında Ankara'ya bağlı Haymana'ya çekilip mütegallibeden Mahmud'a sığındığı belirtiliyor) Köroğlu'nun Çamlıbel'de yaşadığı ve kervan yollarını buradan denetlediği anlaşılmaktadır. Kıbrıscık'ta ise Köroğlu'nun bugünkü Köroğlu Tepesi'nde yaşadığına, zirvede bulunan ev yerlerinin Köroğlu'na, hatta aynı yerde bulunan taşlaşmış at izinin de Köroğlu'nun atına ait olduğuna inanılmaktadır. Kıbrıscık yaylalarından kervan yollarının geçtiği ve Köroğlu'nun bu yollara buradan hükmettiği belirtilmektedir. Köroğlu Tepesi’nin kuzeybatı yamacında bulunan yerleşim izlerinin Çamlıbel olduğu anlatılmakta ve iddia edilmektedir. Bu nedenle yaşadığı Çamlıbel'in Kıbrıscık’ta bu bölge olması muhtemeldir.Dığer bir ilgi çekici hususta 1998 yılında yapılan kültür araştırmaları sonucu ortaya çıkan mani ve yörede söylenen aşağıdaki şiirlerdir.(Emin TEKEMEN-1998)

Ayaş Amasra arası
Çamlıbel koç yiğitler yaylası
Bir yanda Çakaloğlu,bir yanda Eyvazı
Köroğluyum dağlar yollar bizimdir.

Burgazı,Serkesi,Türkmen
Beli Düşmana dokunur yiğitler yeli
Dostu güvendirir Çamlıbel’i
Köroğluyum dağlar yollar bizimdir


Kırbız şarabıyla besler
Meydana inerler sesli
Nesilleri aslan nesli
Yorar yırtar yer adamı

Yarın seyreyle bunları
Kıyarlar tatlı canlara
Belenirler el kanlara
Yorar yırtar yer adamı

Yarın sen görürsün bizi
Kan tutar ovayı düzü
Birine yetmez beş yüzü
Yorar yırtar yer adamı
Sabah seyreyle bunları
Alırlar tatlı canları
Köroğlu’nun aslanları
Aç kurt gibi yer adamı
Hamaylı taşırım cevahir kabı
Kimya imiş Çamlıbel’in turabı Kamalak altında Kırbız şarabı
Tehin tehin içmek ister bu gönül
Kırbız şarabını içmişler
Can ile serden geçmişler
Bugün ordan göçmüşler
Bir er yırtar söker yeri
Hırlaşırlar arı gibi
Kapışurlar sürü gibi
Beş ayların seli gibi
Derelerden akar gelir
Bellidir yiğit yapısı
Şimdi toplanır hepisi
Açıldı çamlı kapısı
Birbirini teper gelir
Köroğlum benler mertleri
Yumuşak ederler sertleri Çamlıbel’in acar kurtları
Birbirini kapar gelir
Bizim ellerin beyleri,
Yakar kandili kandili,
İçip aslana dönerler,
Kadeh döndürü döndürü.

KÖROĞLU’NA AİT ŞİİRLER

Benden Selam Olsun Bolu Beyine
Benden selam olsun Bolu beyine
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
Ok gıcırtısından gürzün sesinden
Dağlar seda verip seslenmelidir
Düşman geldi tabur tabur dizildi
Alnımıza kara yazı yazıldı
Tüfek icad oldu mertlik bozuldu
Eğri kılıç kında paslanmalıdır
.....................................Köroğlu düşer mi yine şanından
.....................................Ayırır çoğunu er meydanından
.....................................Kir-At köpüğünden düşman kanından
.....................................Çevrem dolup şalvar ıslanmalıdır

Kimisi Pınar Başında

Kimisi pınar başında
Kimisi yolun dışında
Al giyen on beş yaşında
İlle mavili mavili
Kimisi dağlarda gezer
Kimisi incisin dizer
Al giyen bağrımı ezer
İlle mavili mavili
Kimisi odun devşirir
Kimisi kahve pişirir
Al giyen aklım şaşırır
İlle mavili mavili

Köroğlu'm der ki n'olacak
Takdir yerini bulacak
Mavilim kaldı alacak
İlle mavili mavili


Meydan Gümbür Gümbürlenir
Mert dayanır nâmert kaçar
Meydan gümbür gümbürlenir
Şahlar şahi divan açar
Divan gümbür gümbürlenir
Yiğit kendini övende
Oklar menzili dövende
Kılıç kalkana değende
Kalkan gümbürlenir
................................... Ok atılır kalasından
....................................Hak saklasın belâsından
....................................Köroğlu'nun nârasından
................................... Dağlar gümbür gümbürlenir.

Siyah Kaküllerin Dökmüş
Siyah kaküllerin dökmüş
Kızıl güllere güllere
Ela gözlerini dikmiş
İnce yollara yollara
Okursun aşkın kitabın
Komadın aşıkın ta'bın
Akıttın çeşmimin abın
Döndü sellere sellere
Gel Ayvaz'ım dolaşalım
Çamlı bellere bellere
Gel Ayvaz'ım dolaşalım
Çamlı bellere bellere
Doldur elinden içeyim
Mest olup serden geçeyim
Seninle bile göçeyim
Uzak illere illere
Aşıklara vardır meyli
Riyazet çekmişem hayli
Ben Mecnun olam sen Leyli
Düşüp çöllere çöllere
Gel Ayvaz'ım dolaşalım
Çamlı bellere bellere
Gel Ayvaz'ım dolaşalım
Çamlı bellere bellere
Köroğlu der budur derdim
Sarardı çehre-i zerdim
Şu benim nihanî derdim
Düştü dillere dillere
Gel Ayvaz'ım dolaşalım
Çamlı bellere bellere

Selam Verdim Selam Almaz
Selam verdim selam almaz
Selamıma salam seni
Akçasız pulsuz aşıkım
Nasıl benim kılam seni
Nazlım salınır gezersin
Dertli bağrımı ezersin
Beyaz kağıda benzersin
Yazar m'ola kalem seni
Hubluğuna yok bahane
Gözlerin benzer şahana
Namın çıkmıştır cihana
Bilir cümle alem seni
Malım yok ki dökem saçam
Hazinem yok ağız açam
Çarem budur alam kaçam
Hep yanımda bulam seni
........................................Yeni bahçenin narısın
........................................Kırmızı gülden arısın
........................................Koç Köroğlu'nun yarısın
........................................Böyle misin bilem seni

Sağ Elde Kılınç Ettiğim

Sağ elde kılınç ettiğim
Sol elde kalkan tuttuğum
Kol kola sarılıp yattığım
Şirin Döne yerinde mi
Küçücükten büyüttüğüm
Saz çalarak uyuttuğum
Mah yüzünü seyrettiğim
Han Ayvaz'ım yerinde mi
Kılınç deyu bağlandığın
Kalkan deyu kullandığın
Seyreyleyip eğlendiğin
Şirin Döne saçın yoluk
Küçücükten büyüttüğün
Ürgüleyip uyuttuğun
Gül yüzünü seyrettiğin
Han Ayvaz'ın boynu buruk
Çamlıbel'in koyağında
Sular akar ayağında
Şirin Döne yanağında
Ürüşen benler yerinde mi
Köroğlu der öğündüğün
Taşlar alıp dövündüğün
Arka verip sığındığın
Koca çamlar yerinde mi
Çamlıbel'in koyağında
Su kesilmiş ayağında
Güzel Döne yanağında
Kibar benler soluk soluk
Güdümen der karlı dağlar
Dağda çamlar kara bağlar
Döne söyler Ayvaz ağlar
Ağlaşırlar soluk soluk

Kır-atım Meydan Yerinde

Kır-atım meydan yerinde
Gezer horlayı horlayı...
Bir kötü az bin kavgadan
Kaçar zorlayı zorlayı...

Kır-ata yakışır bunlar
Yiğit giyer demir donlar.
Ak gövdeden ala kanlar
Akar şorlayı şorlayı...
................................... Köroğlu der al kanları
................................... Yere serer çok canları
....................................Eğri kılıç düşmanları
....................................Kırar parlayı parlayı

Dinle Sözlerimi Han Oğlum Ayvaz

Dinle sözlerimi han oğlum Ayvaz
Yükletin kervanı dengine bakın
Erlik meydanına girdiğin zaman
Kuşanın kılıcı gencine bakın

Düşmanın üstüne eyledim akın
Dönüşüm yok zamanın yakın
Fakir fukarayı incitmen sakın
Mal yemez tamahkar zengine bakın
.................................Köroğlu her zaman kurdu meydanı
.................................Ben bilirim yahşi ile yamanı
.................................Aman dileyenden kesmen amanı
.................................Dertli olanların derdine bakın

Dinle Sözlerimi Han Oğlum Ayvaz

Dinle sözlerimi han oğlum Ayvaz
Yükletin kervanı dengine bakın
Erlik meydanına girdiğin zaman
Kuşanın kılıcı gencine bakın

Düşmanın üstüne eyledim akın
Dönüşüm yok zamanın yakın
Fakir fukarayı incitmen sakın
Mal yemez tamahkar zengine bakın
.................................Köroğlu her zaman kurdu meydanı
.................................Ben bilirim yahşi ile yamanı
.................................Aman dileyenden kesmen amanı
.................................Dertli olanların derdine bakın

Karşıdan Gelen Piyade

Karşıdan gelen piyade
Bizim iller yerinde mi
Etekleri çimen olmuş
Karlı dağlar yerinde mi

Çamlıbel' in koyağında
Sular akar ayağında
Şirin Döne yanağında
Siyah benler yerinde mi?
................................. Köroğlu der öğündüğüm
..................................Taşlar alıp döğündüğüm
..................................Arka verip sığındığım
..................................Koca çamlar yerinde mi

Köroğlu - Hoylu'm

Bağdat'a sefer edenler
Hoylu'm nic'oldu gelmedi?
Turna teline gidenler
Hoylu'm nic'oldu gelmedi?
Düğünü bozup gidenler
Badeyi süzüp gidenler
Acem ile ceng edenler
Hoylu'm nic'oldu gelmedi
Bağdat'a sefer eyledim
Hoylu'm da kaldi gelmedi
Acem ile ceng eyledim
Hoylu'm da kaldı gelmedi

N'olsam koç Köroğlu n'olsam
Hoylu'yu düşümde görsem
N'olaydı da ben de ölsem
Hoylu'm da kaldı gelmedi


Hemen Mevla İle Sana Dayandım

Hemen mevla ile sana dayandım
Arkam sensin kal'am sensin dağlar hey
Yoktur senden gayri kolum kanadım
Arkam sensin kal'am sensin dağlar hey
Yüce yüce tepesinden yol aşan
Gitmez oldu gönlümüzden endişen
Mürüvvetsiz beyden yeğdir dört köşen
Arkam sensin kal'am sensin dağlar hey
Sana derim sana hey ulu yaylam
Meğer başım alam ilimden gidem
Okum senden yayım sendendir cıdam
Arkam sensin kal'am sensin dağlar hey

Köroğlu der tepelerden bakarım
Gözlerimden kanlı yaşlar dökerim
Bunca yıldır hasretini çekerim
Arkam sensin kal'am sensin dağlar hey


Eğer Kendülerde Erlik Var İse

Eğer kendülerde erlik var ise
Gelsin döğüşelim Bolu Beyleri
Kanından susayıp candan geçerse
Gelsin döğüşelim Bolu Beyleri
Karşımda durana kalmaz kararım
Doğrulup gelene yoktur zararım
Ya şehitlik ya gazilik dilerim
Gelsin döğüşelim Bolu Beyleri
Atına binende eyledi dizgin
Alayları çatıp eyledi bozgun
Leşine kondurmak isterse kuzgun
Gelsin döğüşelim Bolu Beyleri
Ala sadağımı sundum özüme
Hezaran kalkanım aldım dizime
Köroğlu der kan göründü gözüme
Gelsin döğüşelim Bolu Beyleri
Koç yiğitleri aldım da yanıma
Keskin kılıcımı çaldım belime
Serimden geçmişim bakmam ölüme
Gelsin döğüşelim Bolu Beyleri

Çar Köşe Fani Dünyada
Çar köşe fani dünyada
Koç yiğitler olmasaydı
Dünyayı zulmet alırdı


Bizim İllerin Beyleri
Bizim illerin beyleri
Yakar kandili kandili
İçip arslana dönerler
Kadeh döndürü döndürü
Çürüdü gönlüm çürüdü
İçerde yürek eridi
Beylerin kolu yoruldu
Kılıç döndürü döndürü
Hem içerler hem kanarlar
Düşmana meydan ararlar
Arap atlara binerler
Boyun sündürü sündürü
Beyler n'eyleyip n'idelim
Güzellerle göç edelim
Meydanda at oynatalım
Boynun döndürü döndürü
............................................Köroğlu der ki karıdım
............................................İhtiyar oldum çürüdüm
........................................... At yoruldu ben yoruldum
........................................... Güzel bindiri bindiri

Ay Yansın Ağalar Güneş Tutulsun

Ay yansın ağalar güneş tutulsun
Parladı parladı çalın kılıncı
Oklar gıcırdasın ayyuka çıksın
Mevlanın aşkına basın kılıncı
Koç yiğitler bu kış burda kışlasın
Yılan dili eğri hançer işlesin
Kafir düşman el'amana başlasın
Kaçanı göndermen basın kılıncı
Durmayın orada kargı kucakta
Dolansın yiğitler köşe bucakta
Bir savaş edelim kelle kucakta
Şehitler aşkına çalın kılıncı
Koç yiğitler düğün bayram eylesin
Küheylan kişnesin aygır oynasın
Kazanlarda adam kanı kaynasın
Esir etmek yok ha çalın kılıncı
Koç yiğitler melemeli dev gibi
Düşman kanı devrilmeli dağ gibi
Dest vurun avını almış bey gibi
Haykırı haykırı çalın kılıncı
Yürü yiğit beyler namımız kalsın
Kelle getirenler bahşişin alsın
Öldürün atların hep yayan kalsın
Yaya kalana da çalın kılıncı
.....................................Koç Köroğlu girdi meydan almaya
.................................... Nara vurup düşmanına dalmaya
....................................Yemin ettim yedi derya dolmaya
.................................... Doldurun denizi basın kılıncı
 
 
Milli Eğitim Bakanlığı Web Adresi: www.meb.gov.tr
Site için uygun olan çözünürlük 1024 x 768 pikseldir.